|
Mahmud Şevket Paşa1856 yılında Bağdat'ta dünyaya geldi. Bağdat'ta aldığı eğitimini İstanbul'da ki askeri okulda devam ettirdi. Üsküdar'da bulunan Atlamataşı Askeri Rüşdiyesi'nde iki yıl okuyup Kuleli'ye geçti. Buradan mezun olunca Mektebi Harbiye'ye girdi ve 1878 yılında mezun oldu. İlk görevlerinden birini telif ve tercüme bürosunda aldı. İlerleyen dönemde Mektebi Harbiye'de çeşitli dersler verdi ve yazılar yazmaya başladı. Alman silahlarını satın almak için oluşturulan bir komisyonda çalıştı. Bu sıralarda Almanya ve Fransa'yı da inceleme fırsatı buldu. 1901 yılında Ferik rütbesini kazanan Mahmud Şevket, Hicaz bölgesinde Mekke-Medine telgraf hattının yapılmasına görevlendirildi. 1905 yılında Kosova valisi oldu burada İttihatçılarla yakın temasta bulundu. 1908 yılında Üçüncü Ordu kumandanı oldu ve 31 Mart vakası sırasında tanınma fırsatı yakaladı. 31 Mart Vakası sırasında ordusunun başında İstanbul'a gelen Paşa, 2.Abdülhamid'in yerine 5.Mehmed Reşat'ın geçirilmesinde rol aldı. 1909 yılında Birinci, İkinci ve Üçüncü ordular müfettişliğine getirildi. Bu dönemde giderek İttihatçılar ile arası açılmaya başladı. 1910 yılında çıkan Arnavut isyanını sert bir şekilde bastırdı. Aynı dönemde Harbiye Nazırlığı'na getirildi. Ancak ilerleyen yıllarda (1912) istifa etti. Gazi Ahmed Muhtar Paşa öncülüğünde kurulan kabine kendisini Balkan Harbi sırasında Alasonya Ordusu kumandanlığına getirmek istemiş ancak Mahmud Şevket Paşa zafer göremediğinden bu görevi reddetmiştir. Yenilginin ardından basın kendisini sert bir şekilde eleştirdi. 1913 yılında Babı Ali'yi basan ittihatçıların teklifi üzerine yeni kabine Mahmud Şevket Paşa tarafından kuruldu. İttihatçılar arasındaki uyuşmazlığı ve fikir ayrılığı giderek daha da derinleşti. 11 Haziran 1913 yılında Harbiye Nezareti binasından ayrıldıktan sonra Çarşıkapı dolaylarında silahlı saldırı sonucu öldürüldü. Kendsini öldürenler ise kısa süre sonra idam edildi. Bu suikastin arkasında ittihatçılar olma olasılığı hala tartışılmaktadır. |
|
Sadrazam ve Harbiye Nazırı Fehametlü Devletlü Mahmud Şevket Paşa Hazretlerine,Fehamet(...)!İki buçuk sene kadar süren bir ızdıraptan(?) sonra dört buçuk ay mukaddem (önce) bedbaht vatanıma avdet eylemiş ve birkaç zaman sonrada Kamil Paşa hazretlerini ziyarete gitmiştim. Müşarünileyhi (sözü edileni) ziyade müteessir ve endişeli buldum ve sebebini sormaya cüret eyledim. Düvel müttefikanın (ittifak olmuş devletler) behemehal (ister istemez) harbi intac (netice verecek) edecek bir hattı hareket ittihaz (kabul etme) eylediklerini ve her ne yapılsa neticesi meşkuk (şüpheli) ve belki vahim olan bu harbin önünü almak ihtimalinin pek zayıf ve halbuki orduca olan noksanlardan başka hazineyi devletin tamtakır olduğunu ve İtalya ile acilen ve mecburen akdi sulh edilmiş ise de düveli erba'anın (dörtlü ittifakın) ordularını hali seferberliğe koymaya başlamaları cihetiyle hiçbir cihetten mühimce bir istikraz (borç) akdi kabil olmadığını ve zatı samilerinin sükutundan birkaç gün evvel infikak (ayrılmak)buyurdukları (İttihad ve Terakki) kabinesinin hazinede bırakdığı sekiz yüz bin lira ki kısmı mühimi, levazımatı askeriye müteahhidlerine (askeri ihtiyaçları üstlenen) bırakdığınız borca !! ARADAKİ ÜÇ SAYFA KAYIPTIR !! |
|
...verilmesi icap ediyormuş veyahut Osmanlı Bankası'ndan; rejiden, Duyunu Umumiyeden ve Ziraat Bankası'ndan avans suretiyle alınacak bir; bir buçuk milyon lira ile dört devlet ile harb eylemeye mecbur olmaktan endişeaver (endişe verici) bir hal olamayacağını beyan buyurdular. Bu ifadatı samilerine rağmen zatı übbehetlerinden (azametli zatlarından) Osmanlı Bankası yahut Milli Türkiye Bankası vasıtasıyla dört beş milyon liralık bir istikraz akdi kabil olub olmadığını tekrar suale cüret eyledim. "Bir ihtimal vardı fakat o da zail (yok oldu) oldu" dediler ve bu ihtimali izah eylediler. Said Paşa kabinesi mevkiyi iktidarda iken Anadolu şimendiferleri (demiryolları) direktuvarı Mösyö Huguenin Nafia Nezareti'nden (inşaat nezareti) Bayezid'den Şişli'ye kadar bir metropolitan -yer altından şimendifer- inşaası imtiyazını talep edilmiş fakat aynı zamanda "Omniyom d'Entreprisesd" namında bir Fransız şirketide şehri emanetine müracatla Aksaray'dan Şişli'ye kadar bir metropolitan inşaası imtiyazını istemiş. O esnada Nafia Nezareti'nde bulunan Cavid Beyefendi her ne sebeple mebni (dayanıyor) ise Mösyo Huguenin istid'asına (dilekçesine) aid malumatı alelacele ikmal ettirerek li-ecli't-tedkîk (incelemek amacıyla) şurayı devlete irsal (gönderdikleri) eylediklerini haber alan Fransız şirketi şurayı müşarünileyhe müracatla kendi arz ve teklif ettiği şeraitin Mösyö Huguenin şartlarına vechen minel vücuh |
|
faik ve raci' olduğundan (karşılaştırılamayacak kadar üstün) şehri emanetinde (belediyede) bulunan evrakın bil-icap tetkikini talep eylemiş. Şurayı devlet, evrakı mezkurey celp ile biltetkik beyanı rey ve mütalaa olunmak üzere Nafia Nezaretin'e irsaline karar vermiş. Cavid Beyefendi tezkireyi cevabıyesinde Fransız şirketinin itibarı maliyesi olmadığı cihetle mezkuri (adı geçen) imtiyazın bu şirkete i'tası (verilmesi), payitahtın böyle mükemmel bir vasıtayı nakliyeden mahrumiyetini intac edeceğini beyan eylediğinden ve bu imtiyaza başka talepte bulunmadığından şurayı devlet Mösyo Huguenin teklif ve şeratini (şartlarını) bilkabul imtiyazın mumaileyhi (evvelce bahsedilen) i'tasını tasvip eylemiş fakat mazbatayı şurayı, heyeti vükelada (vekiller heyeti) müzakere edilip tasdik aliyede arz olunmaksızın Said Paşa hazretleri istifa ederek Gazi Ahmed Muhtar Paşa hazretleri makamı sadareti ihraz (almasıyla) buyurmalarıyla Fransız şirketi tekrar müracatla Mösyo Huguenin şeratine kat kat faik (üstün) olan şerait maruzası dairesinde imtiyaz mezkur kendisine verilirse derakab (hemen arkasından) üç milyon İngiliz lirası ikrazına hazır olduğunu beyan etmiş. Kamil Paşa hazretleri, bu teklifi cedid (yeni teklif) üzerine tarafeynin tekalif ve şeraiti bitekrar tetkik edilmek için bütün evrakı talep ve istirdad buyurarak şurayı devlete havale eylemişler. Fakat birkaç gün sonra Gazi Paşa hazretleri, evrakı mezkureyi şurayı devletten getirterek li-ecli't-tedkîk vükeladan bir zata tevdi' ve havale buyurmuşlar. |
|
Bu zatta evrakı ve tarafeynin tekalifini biltetkik Fransız şirketinin şeraitini Mösyö Huguenin şeraitine faik bulmuş ise de Fransız şirketinin bu işi kuvveden fiilen çıkarmak için tedariki iktiza eden hayli mühim sermayeyi toplayabilecek itibarı maliye malik olmadığından imtiyaz mezkurin Fransız şirketine i'tası caiz olmadığını Meclisi Vükela'da beyan eylemiş ve evvelce arz eylediğim vecihle imtiyaz mezkure başka talipte çıkmadığı ledet tahkik (tahkik olundukta) anlaşılması üzerine Heyeti Vükelada imtiyazın Mösyö Huguenine i'tasına karar verilerek mazbatası biltanzim (düzenli biçimde)arzı hak payı ali edilmiş ve tarafı eşrafı şahanedende kabul ve tasdik buyurulmuş. Kamil Paşa hazretleri, izahatı samilerinin bu noktasına geldikleri vakit, o günlerde gazetelerde Kadıköy ve Üsküdar tramvaylarının daha Cavid Beyefendinin zamanı nezaretlerinde Bu "Omniyom d'Entreprises" şirketine verilmesine karar verildiğini ve Nafia Nezaretince muamelati kanuniyenin ve tetkikatı mahsusanın birkaç gün evvel ikmal olunarak mukavelename ve şartnamenin Babı Ali'ye irsal ve takdim olunmak üzere bulunduğunu okuduğumu hatırlayarak müşarünileyh hazretlerine dedim ki: "Efendimiz gazetelerde şöyle bir şey gördüm. Diyelim ki Cavid Beyefendi her ne sebeple! ise Fransız şirketinin Aksaray-Şişli metropolitanını inşaa için iktiza eden sermayeyi tedarike gayrı muktedir fakat |
|
belki bu metropolitanın masarifi inşaaiyesinden (inşaa masraflarından) fazla masarif istilzam eden Kadıköy-Üsküdar tramvaylarının inşaası için iktiza eden sermayeyi tedarike muktedir olduğunu! zan ve kabul eylemişler! acaba aynı fikir ve reyde olan ve Heyeti Hazırayı Vükela'da Cavid Bey'in makamına geçen zat kimdir?" Kamil Paşa hazretleri, bu zatın ismini beyan buyurdular, senakarınızda (öven) on beş, on altı seneden beri tanıdığım ve alelhusus min gayri (özellikle) liyakat Şurayı Devlet Mülkiye Dairesi azalığında bulunduğum vakit bazı masalihanı mühime (önemli meselelere) dolayısıyla meslek ve meşrebine (huylarına) yakinen vakıfı hasıl eylediğim bu zatın fikir ve reyi ile bu imtiyazın Fransız şirketinin şeraiti faikasına rağmen Mösyö Huguenine verilmesi oldukça mühim bir gaflet ve hata olduğunu arz ve beyana cüretyab (cesaretli) oldum. Bu beyanatı çakiranemden (bendenizden) biraz evvel bulunduğumuz salona dahil olmuş bulunan mahdumu samilerin Şevket Beyefendide bendenizi tasdik ve hatta imtiyaz mezkuru müzayedeye vazi' (dahil) edilmiş olsa idi Fransız şirketinin daha faik şerait arz ve tekalife hazır bulunduğunu beyan ve İstanbul Belediyesi için mühim bir menba' (kaynak) ve iradat (istekler) olan bu imtiyazın böyle şeraiti hafife ile verilmiş olmasına izharı teessüf (üzüntülerini gösterdiler) eylediler. Her ikimiz tarafından vaki' olan bu beyanat üzerine müşarünileyh hazretleri "Evet acele edildi zannederim" buyurdular. |
|
Bu beyandan cesaretyab (cesaretlenerek) olarak dedim ki: Müsaade buyurulursa keyfiyeti pederim senaverinize (duacınız babama) arz edeyim belki müştereken Gazi Paşa hazretlerine izahı hal olunursa bir çare bulunur ve devleti payitaht büyük bir zarar ve ziyandan kurtarılır. Müsadeyi fehameyenelerini (büyük müsadelerini) aldım ve çakirhanenize avdet eder etmez Şeyhülislam Sabık Efendi senaverinizin (duacınız efendiye) hakpayelerine yüz sürerek dedim ki: Efendimiz, birkaç gün evvel Bayezid'den Şişli'ye kadar bir yeraltı şimendifer inşaası imtiyazı verilmiş.Müşarünileyh memnuniyetle "Evet, dediler, İstanbul'da da büyük Avrupa payitahtlarındaki gibi birkaç seneye kadar yeraltı şimendiferi göreceğiz." Bunun üzerine "Pişmiş aşa soğuk su katar." cesine hakikat hali "öğrendiğim gibi" arz ve hikaye eyledim. Biçare pederim birdenbire yerinden fırladı ve aşurayı hiddetle "Ben ne bileyim ki falan şirketin iktidarı maliyesi vardır, yoktur ne bankerim ne de vazifem icabınca böyle şeylerle meşgul bir adam. Vükela'dan bir zat tahkik ettim, Fransız şirketinin kudreti maliyesi yokmuş dedi. Başka talepte olmadığını söylediler, ben de mazbatayı imzaladım. Allah böyle adamları kahretsin yarın ben Gazi Paşa'ya söylerim, hem nasıl söyleyeceğimi de bilirim. İlahi! zamandada..." dediler. Filhakika ertesi akşam Gazi Paşa hazretlerine beyanı hal |
|
eylediklerini ve müşarünileyhinde "Evet yakalamışız. Ben mazbatayı tutmuştum. Fransız şirketinin kudreti maliyesi hakkında tahkikat icra ediyorum. Cevabı muvafık alırsam işi tekrar müzakere edeceğim. Sizde muavenet (yardım) ve müzaheret (arka çıkarsanız) ederseniz, tekrar arz ile müsadeyi hümayunu istihsal ederek bu imtiyazı müzayedeye koruz ve inşallah daha çok nafi' (faydalı) şerait ile ihale eyleriz." buyurduklarını söylediler. Tahkikatı mezkure hitampezir (sona eren) olmaksızın Gazi Paşa hazretleri istifa buyurdular ve Kamil Paşa hazretleri makamı sadareti ihraz eylediler. Bunun üzerine bu işin Mösyö Huguenine verilmesini iltizam eyleyenler azim ve maharetle çalışmaya başladılar ve hatta bazı tesiratı siyasiyede icra ettirdiler fakat Kamil Paşa hazretleri evrakı hatta şereftastir (yazıya dökme şerefine) buyurulmuş olan fermanı tevkif ettirdiler. Müracaatı resmiye ve gayri resmiyeye cevabende asude bir vakitte bu işi tetkik edeceklerini icap ederse müzayedeye koyacaklarını metanetle beyan buyurdular. Bu esnada işi bitirmek için vaki' olan teşebbüsatın ehemmiyet ve ciddiyetini haber alan "Akdam" ceridesi "Hükümet ne yapıyor?" ünvanlı bir fıkra ile hükümetin nazarı dikkatini celp ve metanetini takviyeye himmet eyledi. Bu fıkranın intişarının ertesi günü de bu meseleyi kurcalamak için makamı sadareti teşrif buyurduğunuz gün selefi samileriniz şehidi muhterem... |